Related Posts Plugin for Blogger...

This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

2018/05/15

Toscanello Limoncello Cigars

Tipi: Yarım Cheroot 
Sertlik: 1/5 Hafif
Lezzet: Itırlı / Yumuşak
Aroma: Limon, anason, nane, şeker
Eşlik eder:  Bergamotlu soğuk çay, grappa
Depolama Tipi: % 70 bağıl nem  (26° C)
Sarma: Campania ve Umbria ağırlıklı İtalyan Kentucky (fire cured)
Dolum: Çin, Brezilya ve İtalya menşeli Burley ve Kentucky (fire cured)
Uzunluk: 76 mm
Çap: 13 mm
Çıkış tarihi: 2015
Üretim merkezi: Cava de’ Tirreni, İtalya

Elimdeki küçük karton kutu özellikle Yeni Dünya’daki puro erbabının pek de purodan saymadığı İtalyan cheroot ailesine ait.  Adı Toscanello Verde Limoncello. Verde kutu üstünde hat şeklindeki yeşil fondan, limoncello da İtalyanların meşhur limon liköründen geliyor. Tütün mamullerinde gıda adları kullanılmasını yasaklayan kanundan beri İtalya’daki adı Toscanello Costiera. Limoncellonun anavatanı olan Amalfi kıyısına gönderme yapıyor.
Ülkemizde artık bandrollü olarak bulunduğu söylense de hiçbir yerde rastlamadığım için “bavul ticareti” yine imdada yetişti. Kutuyu açtığımda içinde beş tane, İtalyanların ammezzati dedikleri yarım cheroot bulunuyor.  Sıkı sarımlı, sert. Sarma yaprağının kavrukluğu purolar arasında dikkate değer bir fark göstermiyor. Tamamı mat koyu kahverengi. Aroma varlığını kutuyu açmamdan beri hissettiriyor. Turunçgil yağlarının hafiften anason veya meyan köküyle karıştığı, şekeri alttan alta belli eden bir koku sentezi. Purolar kutuda biraz kuru duruyor. Ancak, aroma taşıyıcı buhar üretmeye uygun nemde.
Puro çok rahat yanıyor.  Dumanı kokulu ve yoğun. Yine de hafif bir içim sağlıyor. Hem burnu, hem damağı bol bol okşuyor. İtalyan stilinin frapanlığı ölçülülükle birleştiren o ince ayarıyla karşı karşıyayız. Külü sıkı ve tek parça. Uzun süre düşmeden, bükülmeden kalmaya devam ediyor. Ağza dolan tat aslında limoncellodan çok sentetik aromalı bir limonatayı veya limonlu dondurmayı andırıyor ama tatlı ve uyumlu. Aromanın ve sertliğin sonlara doğru birikmesi dışında tekdüze bir içim sunduğunu söyleyebilirim. Tütünün özelliğini yansıtan herhangi bir nüans yok. Aromayla tütün oldukça eşitsiz bir ilişki içerisinde gibi. İçim sonunda kül tek parça, açık gri renkte, yoğunluğu düşük ve homojen. Aroma burunda ve damakta çok kalıcı olmasa da içimi yansıtan, lezzetli bir iz bırakıyor.
Diğer puroları da kutudan çıkartıp önceden nemlendirilmiş kavanoza koyuyorum. 2 gün sonunda bir nemlendirme daha yapıp içlerinden bir tanesini çıkartıyorum. Parlak, öncekinden belirli şekilde daha koyu bir renk almış durumda. Nemi rahat, yavaş bir içime uygun halde.  Ancak en önemli fark kokusunda. Limonata veya limonlu dondurmanın az çok sentetik gelen kokusunun yerini pastane tarzı olmayan, derin ve ıtırlı bir koku almış. Puroyu yakıyorum ve aynı yanış özelliklerini koruduğunu görüyorum. Fakat daha ilk nefeste bunun artık başka bir şey olduğunu anlıyorum. Aromadaki esansiyel yağ notaları tütüne ait aroma profiliyle iç içe geçmiş ve yeni bir gövdeye kavuşmuş durumda. Limonatayı artık unutabiliriz. Ortaya çıkan tat çam, sedir gibi ağaçların esanslarını yine turunçgil çağrışımlarını koruyarak sunuyor. Öncekinden daha derin, adeta oturmuş bir tat bu. Sonlara doğru tatlar, kokular gittikçe yoğunlaşıyor, nüanslar artıyor. Limon kendisini daha çok belli ediyor, tütün sertliğini arttırarak onunla yarışıyor. Hep birlikte, damakta ılımlı ama burunda gayet tatmin edici izlerini bırakıyorlar.
Bu imajda, bu boyutta bir cheroot’tan beklenmeyecek ölçüde çok boyutlu bir ürün. Yalnızca kahve yanı sigarillosu olarak görmenin yanlış olacağını düşünüyorum. Uygun saklama ve nemlendirme koşullarında ve sürelerinde asıl potansiyelini ortaya koymaya her zaman hazır.
Uyumlu bir eşlikçi içecekle beraber tüttürmenin dışında, yemek üzerine kısa süreli, pratik, tütün yönünden de tatmin edici bir dijestif olarak kullanılabilir. Emsalleri gibi, parmak arasında döndürülmesi de baş kısmına yakın içilmesi de boyutları itibariyle zor. Ağızlık kullanılması daha rahat bir içim sağlayabilecektir ama İtalyanların cheroot içimine özel, bocchino per toscani adını verdikleri ağızlıklar haricinde uygun bir ağızlık bulmanın zor olacağı kanısındayım.   


Yunus Bakihan Çamurdan'ın yorumu
Paylaş:

Tabac Turc - Yayladağ Vanilyalı


İçerik:  Bitlis, İzmir, Yayladağ
Blend Tipi: Oriental
Kesim: Coarse cut
Aroma:
Aroma Katkısı: Vanilya, Pekmez, Bal, Alkol
Sertlik: Hafif
Lezzet: Az
Oda notu: Çok kötü
Tavsiye: *


Resmi adıyla Yayladağ No. 2, halk arasındaki adıyla Yayladağ Vanilyalı. Paketi parlak, özenli ve sade. Açtığımda yoğun bir aroma geliyor. Ancak, kesinlikle rahatsız edici değil. Kehribar benzeri bir koku hayli karmaşık baharat ve meyvemsi aroma profilini dengeliyor. Paketin içindeki tütün hümektan denilen nem tutucu kimyasalın bol kepçe verilmesi sayesinde kütle halinde yapışmış durumda. Ayırmaya başladığımda coarse cut bir harmanla karşılaşıyorum.
Coarse cut dedim ama kimi iri kıyım, kimi un ufak parçalarla o kadar özensiz kesilmiş ki bunların aynı elden geçip aynı paketten çıktığına inanmak pek mümkün değil. Harmanlayıcıya kesilmiş halde geldiklerini düşünmek gerek. Ardından harmanın içinde Yayladağ tütününü arıyorum. Çünkü harmandaki tüm tütünler öyle koyu bir tona dönmüş ki şu haliyle İzmir harmanı diye yutturabilirsiniz. Hayli uğraşıp hümektanı alt etmeyi başarınca özensiz kesimin kaçınılmaz ürünü damarlar da aradan baş göstermeye koyuluyor. Hafiften ayıkladığımda yine de kalın ve fazla sayıda olmadıklarını görüyor ve seviniyorum. Tütünü kâğıda yayınca yerli tütünlerimizin tüketici elindeki kaçınılmaz macerasını da başlatmış oluyorum.
Birkaç saat içinde, tütünümüzün reng-i ruhsarı soluyor ve artık oldukça açık renkli bir karışımla karşı karşıyayız. Yaklaşık 12 saat kuruduktan sonra eskinin iri kıyım sigaralık tütünlerine benzer bir görünüme kavuşuyor. Hazır hamur işlerini andıran, buruna oldukça sentetik gelen bir vanilya aroması belirginleşmiş ve diğer aroma öğelerinin önüne geçmiş. Kavanozda 4 gün dinlendirdikten sonraki tütünün pakettekiyle bir ilgisi kalmamış durumda. Sonbahar yaprakları gibi kupkuru, soluk sarı ile kahverengi arası ve didilmiş krepon kâğıdına benziyor. Sentetik vanilya aroması iyice baskın durumda. Bu haliyle içilmesinin imkânı yok. Nemlendirmeye başlıyorum ama “hassas” kimyasal dengesi bozulmuş olacak ki nem tutmakta güçlük çekiyor. Nemlendirmede kullandığım kâğıt havluda bariz bir ilaç kokusu kalmış.
İlk dolumu yaptığımda, tütün pek de nemli olmamasına rağmen yanmıyor. Ardından alev alınca aromasını havaya salıyor. Bu sefer kolayca yanmaya devam ediyor. Hazne çok çabuk ısınıyor. Buna karşılık dil yanması, dil ısırması yok. Duman ağza yoğun doluyor ve akışkan ama gövdesiz. Kolayca dağılıveriyor. Tadı tarifsiz ölçüde kötü. Serkan Koç’un gayet doğru saptamasında söylediği gibi Maltepe sigarası tadı. Ancak, bununla kalsa iyi. Harmanlamada ölçüsüzce eklenen sentetik madde katkıları yanarak ağızda tütünden kaynaklı olamayacak acı bir tat bırakıyor. Isınma nedeniyle sönmeye bırakıp tekrar yaktığımda biraz daha aromayı havaya salıyor. Aromanın ancak tutuşturulduğunda koklanacağı düşünülmüş sanırım. Kötü tattı, ısınmaydı derken, sonlara doğru zuhur eden yanma güçlüğü de eklenince, bir süre sonra iyice eziyete dönüşüyor bu iş. Sentetik aroma her yeni yakışta ilaç kokularını gittikçe daha fazla taşıyan şekilde havaya salınıyor.
Nihayet bu çile bittiğinde, haznede gri renkli, parçalı bir kül yanmadan kalmış, koyu renkli parçalarla birlikte duruyor. Katranı griye çalan soluk renkte ve tipik bir sigara katranı kokusunu taşıyor. Ağızda bıraktığı tat ise maalesef hayli kalıcı. Buna karşılık sadece damakta kalıyor. Burundan yansıyan hiçbir tat yok. Üzerine kahve içerek gidermeye çalışıyorum. Oda notu da tütünü birebir yansıtıyor. Kahve hazırlamak için odadan çıkıp tekrar girdiğimde odayı yoğun ve bol kimyasal madde çağrışımlı bir Maltepe sigarası kokusunun kaplamış olduğunu hissediyorum. Duyun da inanmayın, aromatik olmak iddiasında bir tütün bu. Aromatik kısmı şundan ibaret: Aroması yakma sırasında havaya karışırken parmaklarıma da iyice sinmiş.
Bu ürünün pipo tütünü olarak satılması skandal, iyi ya da kötü, bir imajı olan Yayladağ ismi kullanılarak satışa sunulması ayrı skandal. Tüm bunların yılların deneyimini devraldığı iddiasındaki bir üretici tarafından gerçekleştirilmesi ise belki de en büyük skandal. Bırakın iyi bir tütün olmayı, içinde ne kadar Yayladağ tütünü olduğu dahi şüpheli bu harman ülkemizde kökleşmiş, markalaşmış ürünlerin sadece adı kullanılarak, adeta “sömürülerek” itibarsızlaştırılmasının çarpıcı bir örneği.

Yunus Bakihan Çamurdan'ın yorumu

Paylaş:

2018/05/14

Bosphorus - Master & Grasshoppe


İçerik:  Golden Virginia, Latakia, Cavendish
Blend Tipi: Oriental
Kesim: Ribbon
Aroma: Az
Aroma Katkısı: Cavendish
Sertlik: Orta
Lezzet: Orta
Oda notu: Kötü
Tavsiye: ****

Bu tütüne yorum yazmak için özellikle bekleyip fikrimin değişip değişmeyeceğini görmek istedim. Bir haftadan fazla oldu içiyorum. İlk içtiğim ile şu an bu satırları yazarken aldığım lezzet hiç değişmedi. İlkinde de sevmiştim, şuanda da zevkle; kaliteli bir Latakia blend içmenin keyfine varıyorum.

Yanışı çok kolay, hiç zorluk çıkartmıyor. Nemi hemen dolum yapıp içmeye müsait olduğu için hiç havalandırmadım. Rahat ve yumuşak bir içimi var. Son derece lezzetli ve Latakia içmenin hazzına varabileceğiniz, ortalamanın çok üstünede kaliteli bir ürün.

Ne tür olduğu anlaşılmayan hafif bir meyvemsi, ekşimsi bir tad var ama çok az ve bu tad Latakia lezzetini hiç gölgelemiyor. Latakia blendlerde birinci tercihim aromasız olmasıdır fakat bu ürünede hayır demem mümkün gibi görünmüyor. Cavandish oranı oldukça makul seviyede tutulmuş. Rahatsız edici hiç bir ek tad yok.

Yani şöyle düşünün; Latakia lezzetine eşlik eden hafif meyve tadlarının, bol baharatlı Türk tütünleriyle harmanlanmasıyla ortaya çıkan bir lezzet cümbüşü. Bu cümbüşün sanatkarı Birol Salman'ı tüm samimiyetimle tebrik ediyorum.
Bu üründe inatla hata arıyorum ve bulamıyorum.
Sertliği bana göre orta seviyede fakat biraz daha yumuşatılacağını öğrendim. Bana göre hiç gerek yoktu umarım fazla yumuşatılmaz.

Günde birden fazla içmek isteyebileceğiniz kaliteli ve yeni bir ürün.
Paylaş:

2018/05/09

McClelland - Frog Morton's Cellar


İçerik:  Latakia, Virginia 
Blend Tipi: Aromalı
Kesim: Ribbon
Aroma: Yoğun
Aroma Katkısı: Viski
Sertlik: Hafif-üstü
Lezzet: Çok Yoğun
Oda notu: Kötü
Tavsiye: **



Viski aromalı ve alkol katkılı tütünler ile şimdiye kadar aram hiç iyi olmadı, özelikle yoğun aromalı ve acı olanlardan. Bu tütünde de durum değişmedi. Daha yakar yakmaz viski aromasının baskınlığı ve acılığı hissediliyor. Fakat bu acılık katlanılmayacak türden değil.  İlerleyen dakikalarda bu durum biraz alışılabilir oluyorsa da bana hitap eden bir ürün olduğunu söyleyemem.
Zaten bir daha bulup alıp tüketebileceğimiz bir ürün değil.
Bildiğiniz üzere bu firma kapandı. Bilemeyenler de şu an öğrenmiş oldular.

İlk ve son olarak içtiğim McClelland ürünüdür.
Ben daha İstanbulda bulunabilen iyi tütünlerin hepsini içememişken nerde kaldı ki sıra McClelland'ın 234 faklı ürününe gelecekti. Ömrüm yetmezdi galiba. İyi ki de kapanmış. :))
Bu marka ile ilgili tek üzüldüğüm nokta Yenice isimli ürünlerini deneyememiş olmamdır. Çok merak ediyordum. Bir türlü sıra gelmedi...
Paylaş:

2018/05/01

Captain Black - Royal

İçerik:  Black Cavendish, Golden Cavendish
Blend Tipi: Aromatik
Kesim: Ribbon
Aroma: Orta
Aroma Katkısı: Şeker Kamışı, Karamel, Meyankökü, Vanilya, Alkol
Sertlik: Hafif
Lezzet: Orta
Oda notu: İyi
Tavsiye: *

Pipo içmeyen arkadaşınızdan Captain Black Dark isterseniz ve o da Captain Black Royal’la çıkagelirse yaklaşık 17 yıldır yüzünü görmediğiniz eski bir dostla (ya da düşmanla) tekrar karşılaşmak zorunda kalırsınız. Captain Black Royal ya da kısaca CBR Amerikalıların drugstore blend dedikleri, kitlesel üretilen ve kitlesel tüketilen aromatik pipo tütünlerinin en çok bilinenlerinden. Dolayısıyla, dünyada “pipo tütünü” denildiğinde insanların çoğunun böyle bir şey anladığını akılda tutmak lazım.

Captain Black’in sade ve klasikleşmiş logosunu taşıyan paketi açıyorum. İçindeki yapışık kitle beklediğimden çok daha kuru. İki farklı renkte (Black ve Golden Cavendish) tütünden oluşsa da tamamı koyu bir tona bürünmüş. Bazı satıcıların çikolatalı diye satmasının bir nedeni bu olabilir. Aroması orta düzeyde, keskin değil. Ancak, ne olduğunu anlamak da mümkün değil. Hiçbir denge veya uyum gözetilmemiş gibi. İlaçların veya gıda takviyelerinin başarısız aroma kombinasyonlarını hatırlatıyor. Yapışık kitleyi biraz ayırıp havalandırmak için serince, sentetik bir karamel kokusu aradan kendisini belli ediyor.

İlk dolumu yapıyorum. Beklediğim şekilde çok kolay yanıyor ve yanışı sürdürüyor.  Yanarken başlarda serin duman veriyor. Dil ısırması yok. Fakat hızlı içince hafif bir dil yanması başlıyor ki zaten yavaş içebilmek için çok özel çaba göstermek lazım. Herhangi bir tütün tadı yok. Farklı renkte ve farklı menşeli iki Cavendish kullanılmasının tek nedeni daha “doğal” bir harman görüntüsü vermek. Yoksa tada herhangi bir etkisi yok. Beklediğimden daha az şekerli ama o dengesiz profili tıpatıp yansıtan bir tat geliyor sadece. En çarpıcı etkisi ise bir süre sonra mide bulantısı yapmaya başlaması.  Dumanı çok yoğun ve akışkan. Hafif nefeslerde bile baca gibi tütüyor. Sanırım hem pipo içen adam görselliği sağlamak, hem de şekerli Amerikan atıştırmalıklarını çağrıştıran oda notunu iyice salmak amaçlanmış. İçim sırasında ağza dolan biraz şekerli ve kimliği meçhul tat sonrasında iyice kötüleşiyor. Uyumsuz bir sentetik tat bırakıyor. Haznede çamurlaşma olmasa da çok fazla katran üretiyor. Katranı koyu renkli, yağlı ve yapışkan. Bırakalım tütünü, içilen şeyle dahi ilgisi yok. Kokusu petrol ürünlerini andırıyor.

Dört saat civarında havalandırdıktan sonra ikinci dolumu yapıyorum. Nüanslar şimdi daha belirgin hale gelmiş durumda. Vanilyanın yanında hafiften meyankökü tadı geliyor. Isıyla birlikte rezene tohumunu da çağrıştırıyor ama en yüksek ihtimal doğrudan anetol aroması kullanılmış olması. Ağızda biriken tatta ciddi bir değişiklik yok. Yine kötü. Mide bulantısı bu sefer daha az.
Beş saat civarında havalandırma ve kavanozda iki gün dinlendirme sonrasında kavanoz içinde şeker kamışı melası daha belirgin hale gelmiş. Dolum yapıp ikinci ateşi verdiğimde tütün parlayıveriyor. Tat ikinci dolumla, mide bulantısı da ilk dolumla hemen hemen aynı. Anladığım kadarıyla, mide bulantısı hiç gitmiyor ama bunu her gün içerseniz mide bulantısına alışıyorsunuz.
Pipoya yeni başlayanlara aromatik tavsiye etmeyi sorgulatacak bir ürün. Yalnızca tüm bu olumsuzlukları anlatmak, gerçek bir pipo deneyimi olmayacağı yönünde uyarmak suretiyle, sigaradan pipoya geçmeye çalışanlara önerilebilir. Kaldı ki böyle kişilerde bile “Captain Black Royal içtim, hoşuma gitmedi” diyenlere tanık oldum. Daha deneyimli pipo kullanıcıları ise başka tütünlere ulaşma imkânları olmayan hallerde, bu ürün yerine pipoya kaliteli sarma tütün doldursalar bile daha tatmin edici bir tütün deneyimi elde edebilirler sanırım.
 
Yunus Bakihan Çamurdan bey'in yorumudur.
  
Paylaş:

Yorumları Facebooktan takip et


Yorumlanan ürün sayısı toplam: 230

Öne Çıkan Bir Yayın

Cornell & Diehl - Interlude

İçerik :  Red Virginia Blend Tipi : Full Virginia Kesim : Broken Flake Aroma : Çok Hafif Aroma Katkısı : Bal Sertlik : Orta Lezzet :...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...